Yüksek gerilim enerji nakil hatlarında, transformatör merkezlerinde ve teçhizat imalatında yalıtım koordinasyonu çok önemlidir. Yalıtım koordinasyonunu gerektiren koşulların neler olduğu, yalıtım malzemelerinin nelerden ve nasıl etkilendiği IEC 71 -1 ve IEC 71-2 standartlarında anlatılmıştır. Yalıtım malzemelerinin en önemlilerinden olup yalıtım koordinasyonda en etkin görevi yapan yalıtkan izolatördür.

İzolatör, enerjinin nakledilmesinde, kollara ayrılmasında ve elektrik teçhizatının imalatında kullanılmasında kaçınılmaz olan yalıtkandır.

Porselen ve cam izolatörler 150 yıldır kullanılmaktadır. Porselen ve cam izolatöre 50 yıl süreyle alternatif aranmış ve yüzlerce ARGE projesi gerçekleştirilmiştir. EPDM ve epoksi üzerinde yapılan çalışmalar olumlu sonuçlar vermiş ve ilk uygulama GE tarafından gerçekleştirilmiştir.

İlk ürünlerin hidrofobik yönden zayıf olması, polimerik malzemelerin çok yüksek gerilim seviyelerinde kullanılmasına engel olmuştur. Yüzeyde meydana gelen elektrik iletkenliği, iz direnci ile elektrisel atlama ve koronanın oluşması en önemli sorun olarak görülmüştür.

Polimerik malzemeler ile ilgili olarak, 1960 ve 1970’li yıllarda yapılan araştırmalar hidrofobik özelliğin kazanılması üzerinde yoğunlaşmıştır. Öncelikle silikon malzemelere hidrofobik özellik kazandırılması, elektrik yalıtımı yönünden güçlendirilmesi sağlanmıştır. Bu özelliklerin yanı sıra silikon ile kompozit malzemelerin kullanılması mekanik dayanım yeteneğini kazandırmıştır. Endüstriyel ortamda Silikon Kompozit İzolatörlerinin kullanımı 1985 yılından itibaren başlamıştır.

BARIŞ Elektrik Endüstrisi A.Ş., flanşları da dahil olmak üzere ilk Kompozit Boru imalatına Almanya’da kurulu Mesvvandler Bau firması için 1986 yılında başlamıştır.

Yeni nesil, yüksek gerilim yalıtımına uygun polimerik yalıtım malzemeleri, çok uluslu firmalar tarafından değişik ticari isimler altında geliştirilmiştir. Ticari isimleri farklı silikon malzemelerin elektrik, fizik ve mekanik özellikleri birbirine çok yakındır. Bu malzemelerin müşterek özellikleri,

Mükemmel hidrofobik olması,

Çalışma sıcaklığının -55°C ile 180°C olması,

Yüksek İz değeri ve yüksek ark direncine sahip olması,

Aşınma, ozon, UV direncine karşı çok iyi olması,

Alev almaması, yanmayı sürdürmemesi, zehirli gaz oluşturmaması,

Çevreye zarar vermemesi,

Barbarlık karşısında fazla etkilenmemesi,

Hafif olması nedeniyle taşınmasının, montajının kolay ve yan maliyetlerinin ucuzolması,

Yüksek basınç sonucu patlama ile çevreye zarar vermemesi Kirli hava koşullarında özel bakım istememesi olarak belirtilebilir.